Orta Asya’nın Coğrafi Konumu ve Türkler

Doğuda Kingan Dağları, Batıda Hazar Denizi, Güneyde Himalaya Dağları ve Kuzeyde Sibirya’ya kadar uzanan belgeye kabaca Orta Asya denir. Taklamakan, Kızılkum, Karakum Çölleri bu bölgede yer alır. Tanrı Dağları Orta Asya’nın en önemli dağlarındandır. Amu Derya, Sirî Derya, Orhun ve Selenge Nehirleri bölgenin hayat kaynağıdır. Nitekim bu hayat suları Aral, Balkaş ve Hazar Göllerini oluştur. Bu göller Orta Asya’nın en önemli gölleridir. Orta Asya’da Karasal İklim hakim olduğundan yaz ayları oldukça sıcak geçerken kışları oldukça soğuktur. Bölgede yaşayan Türkler, iklimin etkisiyle diğer milletler gibi hayvancılık ve ticaretle uğraşmışlardır. Türkler, büyük hayvan sürülerine otlak ve su bulmak için bu coğrafyada sürekli hareket halinde olmuşlardır. Kurdukları devletin sınırları içerisin de “yaylak” ve “kışlak” alanlar arasında göç faaliyetinde bulunmuşlardır. Orta Asya’nın ağır iklim şartları burada yaşayan özellikle Türklerin her an tedbirli ve hazır olmasını sağlamıştır. Orta Asya’nın yüzölçümü 20 milyon km karedir. Doğu Batı uzunluğu ise 10 bin km’dir. Orta Asya’nın kurak olmasında onu çevreleyen dağların ve okyanuslara olan uzaklığın büyük etkisi vardır. Orta Asya dağlarının en yükseği 8.000m olan Pamir Dağı’dır. Bölgenin kuzeyinde Tundra ve Tayga’da aşırı soğuklar yüzünden topraklar sürekli donuk haldedir. Bu yüzden bu yerler tarıma elverişli değildir. Tarım yer yer yapılsa da bölgenin asıl ekonomisi hayvancılıktır. Türkler hayvancılıkla uğraşmış, hayvanların et ve sütlerinden çeşitli yiyecekler temin ederken av hayvanlarının derilerinden de ticari kazanç sağlamışlardır. Bunun yanında bozkırlarda üretemedikleri eşyaları ticaret yaparak temin etmişlerdir. Türkler Bozkır kültürünü oluşturarak bu kültürün en önemli temsilcileri olmuştur.

Afanesyevo Kültürü

M.Ö. III. Binyılın sonu II. Binyılın başlarında Güney Sibirya’da görülür. En fazla yaygın olduğu yer Altay ve Sayan Dağlarının kuzeybatısıdır.

– Adını, Afanesyevo adını taşıyan tepelerin çevresinde Bataney Kasabası yakınlarında ki bir kurgandan alır.

– Hocker(bebeğin anne karnındaki şekli) tarzı gömülmüş bir iskelet bu kurgandan çıkartılmıştır.

– Süs eşyası olarak bakırın kullanılması Taş devrinden Kalkolitik devre geçildiğini gösterir.

– Bu kurganlar 4-5 metrekarelik bir alanda kare biçiminde ve 1.5 m derinliğe sahiptir. Afanesyevo Kültürüne ait kurganlarda 3 ila 9 arasında insan cesedi bulunur.

– Bu devrin Altaylardaki en önemli buluntu merkezi Kurat ve Kuyum kurganlarıdır.

– Kurot kurganında “Kartal Pençesi ”nin bulunması Türk Kültür tarihi açısından son derece önemlidir.

– Afanesyevo Kültüründe iç Asya’da hayvancılık ilkel düzeydedir.

– Aşı boyasını da kullanan bu kültüre mensup halkların kurganlarında değişik nitelikte balta ve öğütücü çıkartılmıştır.

Andronova Kültürü

– Bu kültüre mensup insanlar ilk kez tekerleği icat etmişlerdir.

– Atı evcilleştirmişlerdir.

– Bu kültür adını Yenisey’de ki Andronova sitesinden alır.

– Kültüre ait buluntular Amu Derya civarında, Kuzey Kırgızistan ve Semirece bölgelerinde rastlanır.

– Bakırın yanı sıra demir, altın ve kalay kullanılmıştır.

– Kurganlardan iğne, bıçak, mızrak, balta, gibi araçlar çıkartılmıştır.

– Bu dönemde Bozkır Kültürü mensubu ilk insanlar ortaya çıkmaktadır.

– Fantastik figür olan Too-t’eh iç asya’da ilk kez bu dönemde ortaya çıkmıştır.

– Koyun, sığır, deve ve at yetiştiriciliği bu kültürde yapılmaya başlamıştır.

– Kurganlarda küçük çocuk definlerine nadiren rastlanılmıştır. Çocuk ölüleri ağaç kovuğuna gömülür ya da ağaçlara asılırdı.(bkz. Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, Ahmet Taşağıl, Kök Tengri’nin Çocukları)

– Evler çam ve sedir ağaçlarından inşa edilmiştir. 50 ila 300 metrelik bir alanı kapsarlar.

– Bu döneme ait ev kalıntıları Ob ve Yenisey Vadilerinde rastlanmıştır.

Karasuk Kültürü

– M.Ö. XII ve VIII asırda görülür.

– Atlı Göçebe kültürünün başladığı dönemdir.

– İç Asya’nın Bronz devrine tekabül eder.

– Andronova kültürünün gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır.

– Yaylak ve Kışlak yaşam tarzı bu kültürün en önemli unsurudur.

– Altaylar, Minusinsk ve Yenisey Havzasında varlık göstermiştir.

– Bu kültüre ait kurganların en dikkat çekici özelliği alışılmamış yerlerde bulunmalarıdır.

– Mezarları çevreleyen taş duvarlar 15-25 metrekarelik alanlara sahiptir.

– Mezarların kuşatma duvarları için taşlarla yapılmış lahiat bulunmuştur.

– Ölüler daha çok düz halde yatırılmıştır.

– Bu kültüre ait hayvanların %58.6’sını koyunlar oluşturmaktadır.

– Znamelca olarak adlandırılan kaya üzerine çizilmiş dört tekerlekli araba tasviri muhtemelen hayvanların bu arabaları çekmesi için kullanıldığına işarettir.

– Ordes ve Minusinsk bölgelerinde Karasuk kültürü metal işçiliği çok yaygındır. Karasuk maden sanatı ise Minusinsk örneklerine dayanır.

 Tagar ve Taştık Kültürleri

– VI. Asırda meydana gelmiş bir kültürdür.

– Bir Proto-Türk Kültürü olan Tagar Kültürü iç Asya’da ortaya çıkmıştır.

– M.Ö. VI-III-I olmak üzere üç evreye ayrılmıştır.

– Kemikler gruplara ayrılarak gömülmüştür.

– Bu kültür sahası ise Ural Nehrinin doğusundan başlayıp Çin ve İç Moğolistan’a kadar devam etmektedir.

– Konar göçer kültürün temsilcisidir.

– Tagar Kültüründe silah kabzalarında hayvan başları tasviri görülür.

– Yurt denilen çadırların başlarına benzeyen kurganları vardır.

– Ayrıca tek başına betimlenmiş hayvan heykelleri de bulunur.

– Tastık kültürü ise ilk defa M.Ö. 300 yılında görülmeye başlar.

– Bu kültür de Güney Sibirya’da ortaya çıkmaya başlamıştır. Hun devri kültürü olarak da bilinir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir