Türk Adının Gençliği, Türklerin Ata Yurdu ve Türk Göçleri

Türklerin Ana Yurdu

Türk ismi, Gök-Türk kitabelerinde ve Uygur metinlerinde “Güç, Kuvvet” anlamına gelmektedir. Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri “Divan-i Lügati’t Türk”te Olgunluk Çağı”, Çin kaynaklarında ise “Miğfer” anlamında kullanılmıştır. Ünlü Türk düşünürü Ziya Gökalp ise Töreli, Kanun ve nizam sahibi” olarak tanımlamıştır. Türk kelimesini siyasal ad olarak kullanan ilk devlet Gök-Türkler ’dir. Türk tabiri bu dönemde (VI-VII yüzyıllarda) Bizanslılar tarafından Orta Asya için kullanılıyordu. Türk adı bu dönemin ardından Türklerin yoğunlukla yaşadığı bölgelere genel tabir olarak verilmeye başladı.

Bu bağlamda IX. ve X. yy’larda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan kısmına Türk yurdu denilmiştir. Türk kabileleri XI ve XII. Yy dan itibaren Anadolu, Suriye ve Mısır’a akın akın inmeye başlayınca bu bölgeler için de Türk yurdu olarak anılmaya başlandı. XII. Yüzyıldan itibaren ise Anadolu, Türkiye adı ile anılmaya başladı.

Türklerin ana yurdu Orta Asya’ydı. Bu bağlamda ilk Türk izleri Tanrı Dağlarının kuzeyi, Altay ve Sayan Dağlarının Kuzey Batısı, Aral Gölü çevresi ve Hazar Denizinin çevresinde yaşamışlardır. Coğrafi olarak bakıldığında Orta Asya; geniş bozkırların ve çöllerin bulunduğu bir bölgedir. Ötüken, Sayan, Altay Dağları bölgenin en önemli dağlarıdır. Yine Bölgenin en önemli Akarsuları, Ceyhun(Amuderya), Seyhun(Siriderya), Orhun ve Selenge Nehirlerinin yanında İrtiş ırmakları vardır. Bölgede Aral Gölü, Balkaş ve Baykal Gölleri Orta Asya’nın yaşam kaynaklarıdır.

Tarih boyunca bu alanlarda birçok yerleşim yapan Türkler, yine bu alanlarda çeşitli kültür merkezleri de kurmuşlardır. Örneğin Anav Kültürü, Batı Türkistan’ın Aşkabat yakınlarında yapılan kazılarda ortaya çıkmıştır. Anav Kültürü Orta Asya’da ki en eski kültürdür. Altay ve Sayan Dağlarının kuzey batısında yapılan kazılardan ortaya çıkartılmış kültür olan Afanesyevo Kültürü ise Türklerin en eski kültürüdür. Andronova Kültürü, ise Hazar Denizinin kuzey doğusundan Ural Dağlarına kadar uzanan bölgede en geniş yayılma alanına sahip kültürdür. Karasuk Kültürü, Yenisey Irmağı’nın bir kolu olan Karasuk Nehri kenarında oluşmuştur. Akaban bölgesindeki Tagar Kültürü ise en gelişmiş kültürdür.

Türk Göçleri

Türkler, yaşadıkları bölgelerden çeşitli nedenlerden dolayı göç etmişlerdir. Atın aktif olarak kullanıldığı Türk yaşamında göçlerdeki en gerekli gereç olarak kullanılması çok önemliydi. Göçlerin Ekonomik ve Sosyal açıdan en önemli nedenlerinden ilki iklim koşullarının değişmesiydi. İklimin değişmesiyle kuraklığa bağlı olarak otlak ve mezraların azalması, hızlı nüfus artışı ve salgın hastalıkların artması göçlerin ekonomik ve sosyal sebeplerindendir. Siyasal sebeplerin başında gelen etken ise boylar arası hâkimiyet mücadeleleri idi. Dış güçlerin baskısı sonucu boylar arası mücadeleler kaçınılmaz bir hale gelmiş cihan hâkimiyeti düşüncesinin de etkisiyle Türkler yeni yurtlar arayışına sebep olmuştur.

Hareketlilikle başlayan göçlerin bir takım sonuçları da meydana gelmiştir. Türkler göç ettikleri yerlerdeki değişik kültürlerle etkileşime girerek Türk kültür ve medeniyetini geniş alanlara yaymışlardır. Göç ettikleri yerlerde siyasal örgütlenmeler kurarak kısa sürede devlet haline gelmişlerdir. Farklı coğrafyalar farklı milletlerle ilişkiler kurulması sonucunda bazı Türk devletleri benliklerini kaybederek asimle olmuşlardır.

Türklerin dünyanın çeşitli bölgelerine göç etmelerinde en önemli etken tekerlek ve atın kullanılması olmuştur. Bu sayede göçebe yaşam tarzı kolaylaşmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzerine Türk göçlerinin nedenleri ekonomik ve bağımsızlık duygusu altında gelişirken sonuçları da çoğunlukla siyasi politik olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir