Hazarlar (626-1000)

I. Gök-Türk Devleti yıkılınca Karadeniz’in kuzeyinde ve Kafkaslarda bir hakanlık meydana gelmişti. Kısa sürede büyüyen Hazarlar Bizans, Sasani Devleti ve Müslümanlar ile ticari ilişkiler kurmaya başladı. Yine bu devletlerle siyasi ilişkiler de kurana Hazarlar, Bizans-Sasani arasında meydana gelen savaşlarda Bizans tarafını tutarak Sasanilerin zayıflamasına sebep olmuştu. Kısa süre sonra zayıflayan Sasani Devleti İslam orduları tarafından Hz. Ömer zamanında fethedilmiş, böylece İran coğrafyası Müslüman hakimiyetine girmiştir. İran’ın Müslümanların eline geçmesiyle Hazarlar ve Müslümanlar komşu haline gelmişlerdir.

Hazarlar ile Müslümanların komşu haline gelmesi bu iki devletin kısa sürede siyasi münasebetlere girmesine neden olmuştur. Bu münasebetler sonucunda ise Müslüman Araplar Hz. Osman zamanında Hazar topraklarına akınlar düzenlemiş ancak başarılı olamamışlardır. Yine Emeviler döneminde şiddetlenen bu savaşlar netice vermemiş, Abbasiler döneminde ise Hazarlarla pek fazla savaşa girilmemiştir.

Hazarlar paralı askerlerden oluşan ordu kuran ilk Türk Devletidir. Ordularında farklı milletlerden ve dinlerden asker barındırmış kurdukları güçlü ordularıyla bölgede huzuru ve güvenliği sağlamışlardır. Bu yüzden de Hazarların hüküm sürdüğü bu çağa Hazar Barış Çağı denilmiştir.

Hazarlar Museviliği kabul eden ilk ve tek Türk devletidir. Museviliğin Karay mezhebini benimsemişlerdir. Yönetici kadronun Musevi olması halkında Museviliği benimsediğinin işareti değildir. Halk bu dönemde istediği dine inanış göstermiş ve bu durum da Hazarlar tarafından hoşgörüyle karşılanmıştır. Aynı zamanda Museviliği benimseyen Hazarlar tek tanrılı inanç sistemini benimseyen ilk Türk topluluğudur. Halk arasında İslamiyet, Musevilik, Hristiyanlık ve çeşitli dinlerde mevcuttur. Hazarlar halkının dinlerini diledikleri gibi yaşamaları için onlara dini inanışlarına göre mabetler yapmışlardır.

Hazar Devleti içerisinde yaşayan Müslümanlar Hazz  adı verilen bizzat hakanın görevlendirdiği kişi ehemmiyetinde oluşları onların sorunlarının bizzat ilk ağıza ulaşacağı izlenimi vermekteydi.

İbni Havkal’a göre Hazarlar Müslümanlara, Hristiyanlara ve Yahudilere ait iki kadı, Şamanistlere ait bir kadı olmak üzere 7 kadı görevlendirmekteydi. Hazar ülkesinde sağlanan dini hoşgörü Panhazaria(Hazar Birliği) olarak anılmasına yol açmıştı. Nitekim bu dönemde Hazarlardan etkilenen en önemli toplum Ruslar olmuştu. Rus prenslikleri Hazarların siyasi askeri tekniklerini yakından takip etmiş ve bunlardan etkilenmişti. Öyle ki Hazarlar bu prenslikler tarafından yıkılmıştır.

Hazar Denizine adını veren Hazarlar, İpek Yolu’nun geçtiği güzergâhta konumlanmış olması avantajıyla ticarette önemli rol oynamıştır. İpek ve Kürk yolu üzerinde sağladıkları hâkimiyet defalarca düşman kuvvetlerin akınlarına maruz kalmalarına sebep olmuştur. Nitekim X.yüzyılda artan Peçenek saldırıları sonucu zayıflamaya başlayan devlet hızla gerileme safhasına girmiş ve ticaret yolları üzerinde ki denetimini kaybetmeye başlamıştır. Doğu Avrupa’da kurulan ve bölgede en uzun süre yaşayan Türk devleti olma unvanına erişen Hazarlar, Kiev(Kiyef) Rus Knezliği tarafından 968 yılında yıkılmıştır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir