Akdeniz Coğrafyası

Akdeniz Medeniyeti; Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya arasında kalan Akdeniz ile çevrelediği kara parçalarıyla, Akdeniz üzerinde bulunan adaların tümünü içine almaktadır.

 

Akdeniz, Latince Mediterraneustan, Yunanca Mesogeios, Arapça El Bahre-l Ebyedu’l-Mutavassit, Farsça Bahr-i Sefid ve İngilizce Mediterranean Sea olarak adlandırılmıştır. Akdeniz’e Romalılar ise Mare Nostrum demişlerdir. Bunun karşılığı ise “Bizim Deniz”dir.

            Akdeniz isminin kaynağını Türklerin yönleri renklerle tanımlamasına dayanmaktadır. Nitekim Türkler doğu için “mavi”, batı için “ak”, güney için “kızıl” ve kuzey içinse “kara” rengini belirlemişlerdir. Akdeniz ve Ege Denizi’ni bir bütün olarak kabul görerek burayı Akdeniz olarak isimlendirilmiştir.

 

Akdeniz, Tunus ile Sicilya arasındaki daralma bölgesi ile Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İtalya, Sicilya ve Tunus bölgesinin batısında kalan bölüm Batı Akdeniz yani Tiren Denizi olarak isimlendirilirken, Doğu Akdeniz olarak belirtilen kısım ise Ege Denizi, İyon Denizi ve Adriyatik Denizi gibi isimler ile anılmaktadır.

 

Batı Akdeniz – Doğu Akdeniz

Akdeniz birçok kanal ve boğaz aracılığı ile diğer denizlerle bağlantısı bulunmaktadır. Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizi’ne, İstanbul Boğazı ile de Karadeniz’e bağlantısı bulunmaktadır.

Akdeniz’in parçalı yapısı adalar bakımından oldukça zengin bir zemin oluşturmaktadır. Akdeniz’in en önemli yarımadaları İtalya, İber, Mora ve Anadolu’dur. Birçok ada bulunun Akdeniz’in en büyük adaları Sicilya (İtalya), Sardunya (İtalya), Korsika (Fransa), Girit (Yunanistan), Rodos (Yunanistan) ve Kıbrıs’tır. Bu adalar tarihin her safhasında önemli iskân bölgeleri olmuş ve birçok millet buralara hâkim olmaya çalışmıştır.

 

Ege Dünyası’nın Tarihi Coğrafyası

            Akdeniz’in bir kolu konumunda olan Ege Denizi’ne kıyısı olan bölgeler; Yunanistan, Makedonya, Trakya ve Batı Anadolu’dur. İçerisinde birçok ada barındıran Ege Denizi’nde bulunan başlıca adalar İmroz/Gökçeada ve Limni, Midilli, Sakız, Rodos, Eğriboz ve Girit adalarıdır.

 

Ege Denizi’nin adlandırılmasında önemli bir mitolojik olay rol oynamaktadır. Bu olay Atinalı kahraman Theseus ve babası Aigaios arasında geçmektedir. Theseus, Girit’te yaşayan ve halka rahatsızlık veren boğa başlı insan bedenli canavarı öldürmek için Girit’e gider. Yola çıkmadan önce ise babasına bu yaratığı öldürür ise gemisine çektiği siyah bayrağı beyaz bayrak ile değiştireceğini söyler. Ancak Theseus babasına verdiği bu sözünü unutur ve yaratığı öldürmesine rağmen beyaz bayrağı çekmeyi unutur. Oğlunun yolunu gözleyen Aigaios, uzaktan gelen geminin siyah bayraklarını görünce oğlunun öldüğünü düşünmüştür. Bunun üzerine kendisini denize atmış ve hayatına son vermiştir. Bu hadiseden sonra Theseus’un babasının anısına boğulduğu denize babasının adını vererek “Aigaios Pontos” veya “Aigaion Pelagos” yani Aegean (Ege) Denizi olarak anılmaya başlandığına inanılmaktadır.

Girit Tarihi Coğrafyası

            Yunanistan’ın 120 km. güneydoğusunda ve Ege Denizi’nin güneyinde bulunan Girit Adası, 8.300 km²lik yüzölçümü ile Akdeniz’in en büyük 5. adasıdır. Yoğun dağlık arazisinden dolayı adanın doğu kısmı yerleşim için daha elverişli konumdadır. Adada bulunan Dikte Dağı, Beyaz Dağlar ve Ida Dağı oldukça önemli yükseltilerdir. Adanın en randımanlı konumu Mesara Ovası’dır. Girit antik yerleşmelerinin en önemlileri ise Knossos, Mallia, Mokhlos, Hagia Triada, Gurnia, Phaistos, Kydonia, Khania’dır.

 

Yunanistan Tarihi Coğrafyası

            Batısında İyon Denizi, doğusunda Ege Denizi ve güneyinde Akdeniz ile çevrelenen Yunanistan’ın kuzeyinde ise Balkanlar bulunmaktadır. Dağlık bir araziye sahip Yunanistan’ın en önemli yükseltileri arasında Pindos, Parnassos, Olympos Dağı bulunmaktadır. Yunanistan’ın fiziki yapısından dolayı en eski çağlardan beri yerleşimi ova ve deniz kıyılarına yapmayı zorunlu hale getirmiştir.

            Yunanistan’ın bu fiziki yapısı ülkeyi doğal sınırlarla bölmüştür. Bu doğrultuda kuzeybatıda Epeiros, Akarnania, kuzeydoğuda Tesalya, güneyde, Aitolia, Phokis, Boiotia ve Attika bulunmaktadır. Aynı zamanda güneyde yer alan Peloponnesos Yarımadası da önemli yerleşim yerlerine sahiptir. Yunanistan’ın en ünlü antik kentlerinden olan Sparta ve Olympia bu yarımada üzerinde bulunmaktadır. Başlıca diğer ünlü antik kentler ise Atina, Delphoi, Thebai, Megara, Khalkis, Eretria, Korinthos, Megalopolis, Mantineia, Argos ve Messene’dir.

 

Yunanlıların topraklarına “Hellas” kendilerine ise “Hellenler” dediklerini bilmekteyiz. Ancak Romalılar, Yunanlıların topraklarına “Grekya” (Graecia) burada yaşayanlara ise “Grekler” (Graeci) olarak isimlendirmişlerdir. Yunanlıların kendilerinden olmayanlara “barbar” olarak görmüş ve “Barbaros” olarak tanımlamışlardır.

Anadolu Tarihi Coğrafyası

            Anadolu, batısında Ege Denizi, kuzeyinde Karadeniz ve güneyinde Akdeniz ile çevrili bir yarımada durumundadır. Anadolu’da oldukça önemli akarsular bulunmaktadır. Bunlar başlıca Sangarios (Sakarya), Hermos (Gediz), Kaystros (Küçük Menderes), Maiandros (Büyük Menderes), Halys (Kızılırmak), Iris (Yeşilırmak), Kestros (Aksu), Saros (Seyhan), Pyramos (Ceyhan) ve Kalykadnos (Göksu) olarak sayılabilir.

            Anadolu da Yunanistan gibi fiziki yapısından dolayı doğal sınırlar ile bölünmüştür. Bunlar Truva, Mysia, Aiolis, Iyonya, Lidya, Karya, Bitinya, Paphlagonia, Pontos, Frigya, Galatya, Kapadokya, Likya, Pamphiya, Pisidya, Isauria, Lykaonia ve Kilikya bölgeleridir.

 

Anadolu’daki bölgelerin isimlendirilmesinde özellikle batılı kaynaklarda farklı isimlere rastlanmaktadır. Bunlardan en önemlileri ve yaygın olarak kullanılan “Asia Minor” veya “Küçük Asya” isimleridir. Öyle ki Roma döneminde bu ifade biraz daha daraltılmış ve Fırat Irmağı’nın (Euphrates) batısında kalan kısım için kullanılmıştır. Bunun yanında Anadolu için kullanılan bir diğer terim ise Yunanca olan ve “Güneşin doğduğu yer” anlamında olan “Anatole”dir. Ege’nin doğusunda kaldığı için Anadolu doğu olarak belirtilmiştir. Bizans döneminde başken Konstantinopolis’in doğusunda yer alan büyük bir eyaletin adının “Anatolikon” olduğu görülmektedir.