TARİH ÖNCESİ DEVİRLERDE AKDENİZ (GİRİT ve YUNANİSTAN)

Akdeniz’de Girit ve Yunanistan’ı içine kapsayan bölgede yapılan araştırmalar ışığında bölgede yerleşimin Paleolitik Çağ’a kadar götürülmüştür. Yerleşime dair ulaşılan kalıntılar Paleolitik Çağ özelliklerini taşımakla birlikte biraz daha gelişmiş yapılardır.

Ege medeniyetlerinin isimlerine Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında Tunç Çağı itibariyle düzenli bir şekilde görülmeye başlamışsa da bölgedeki en eski medeniyetlerin varlığı Paleolitik ve Neolitik Çağlara kadar götürülmektedir.

Girit

            Bölgenin en kadim uygarlık merkezi olan Girit’in yerleşim tarihi yapılan araştırmalar aracılığı ile Neolitik Çağ’a tarihlendirilmiştir. Knossos ve Phaistos saraylarında yapılan kazı çalışmaları ile Neolitik Çağ’a ait buluntulara ulaşılmıştır.

            Bu dönemde Girit’te yapıların mimari özellikleri dikdörtgen planlı olup taş bloklar üzerine inşa edildiğini görmekteyiz. Bu dönemde Girit’te gözüken kültürün Batı Anadolu’daki yerleşmeler ile benzerlik oluşturması buraya Batı Anadolu’dan göçlerin geldiği fikrini oluşturmuştur. Haliyle bu durum Girit Neolitik kültürünün baş mimarlarının Batı Anadoluluların olduğu fikrini doğurmuştur.

 

Girit Medeniyeti

Ege bölgesinde uygarlığın ilk oluştuğu yer Girit Adası’dır. Fiziki yapısından dolayı yerleşim adanın doğu bölgesinde yoğunlaşmaktadır. Girit’in önemli merkezleri olan Knossos, Mallia ve Phaistos kentlerinde birer saraya bulunmaktadır.

            Neolitik Çağ’ın önemli bir özelliği olan yerleşim yerinin etrafına inşa edilen surlara Girit’te rastlanılmamaktadır. Bu durumu bölgenin ada olması dışında o dönem içerisinde henüz saldırıya uğramamış olmalarıyla yorumlamak mümkündür.

Yunanistan

            Yunanistan’daki ilk yerleşim izleri, Girit Adası’ndan çok daha erken devirlere tarihlendirilmiştir. Nitekim Yunanistan’daki yerleşim izleri Paleolitik Çağ’a götürülüp yaklaşık olarak M.Ö. 40.000 yılına tarihlendirilmiştir. Bu yerleşimin mağaralarda olduğu görülmektedir. Yunanistan’da bu anlamda en önemli yerleşim alanı Argolis Bölgesi’nde olup Frankthi Mağarası’dır. Bu mağara Neolitik Çağ’da da insanlara ev sahipliği yapmıştır. Bölgedeki diğer Paleolitik Çağ yerleşmeleri ise Makedonya, Epeiros, Korkyra, Tesalya ve Elis’dir. Tesalya Bölgesi yalnızca Neolitik Çağ yerleşmesi olmayıp Yunanistan’ın önemli Paleolitik Çağ yerleşmelerini de içinde barındırmaktadır. Yunanistan’da Neolitik Çağ yerleşmeleri ağırlıklı olarak M.Ö. 5. bin yıla tarihlendirilmektedir. Ancak Tesalya Bölgesi’nde yapılan araştırmalar ve ulaşılan buluntular doğrultusunda bu tarih M.Ö. 7. bin yıla kadar götürülmektedir. Tıpkı Girit Adası’nda olduğu gibi araştırmalar ışığında bu bölgeye Neolitik Çağ’da Anadolu’dan göçlerin gerçekleşti ortaya konulmuştur.

 

Yunanistan’da Orta Tunç Çağı’nın başları (M.Ö. 1900) ya da Geç Tunç Çağı’nın başlangıcında (M.Ö. 1600) Karadeniz’den veya Anadolu’dan harekete geçtikleri tahmin edilen ve Akhalar olarak isimlendirilen bunun yanında Yunanca konuşan bir Hint-Avrupalı kavmin saldırılarıyla karşılaşmıştır. Bu dönemde Yunanistan’da yaşayan halk bu kavme boyun eğmek zorunda kalmıştı. Akhaların bu bölgeye gelişi genel itibariyle M.Ö. 1900 olarak aktarılmışsa da bu bilgi tarihçiler tarafında hala tartışılan bir konu olmaktadır. Yukarıda da belirtiğimiz M.Ö. 1900-1600 gibi geniş bir tarih aralığında Akhaların ya tek seferde bölgeye geldiği ya da parçalar halinde geldiği düşünülmektedir.

Eski Yunanların, antik çağ yazarlarının eserleri ve diğer yazılı belgeler ışığında, kendileri dışında burada yaşayan halklar hakkında elle tutulur bir şey bilmedikleri görülmektedir. Nitekim Herodotos, Homeros ve Thukydides yazılarında bölgenin eski halklarından “Pelasglar”, “Karlar” ve “Lelegler” olarak bahsetmiş ancak bunun ötesine geçecek mühim bir bilgi aktarmamışlardır.